Yazar: admin

Dolandırıcılık

Dolandırıcılık, failin hileli davranışlarla birisini aldatması ve kendisine yarar sağlamasıyla oluşur. Nitelikli dolandırıcılık ise suçun belli dini, sosyal, teknolojik araçların veya kamu kurumlarının araç olarak kullanılarak yapılan eylemdir. Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için haksız bir çıkarın oluşması gerekir. Ayrıca, dolandırıcılık suçunun teşebbüs aşamasında kaldığının kabulü için de, haksız çıkar elde etmeye yönelik icra hareketlerine başlanılmış olması […]

Verileri Hukuka Aykırı Yollardan Ele Geçirmenin Cezası

Verileri hukuka aykırı yollardan ele geçirmenin cezası ceza hukuku kanunları tarafından belirlenmektedir. Suçun nitelikleri, cezayı değiştirebilmektedir. Bu suç, kişinin gizli alanında kalması gereken kişisel verilerin, hukuka aykırı bir şekilde ele geçirilmesi ile meydana gelir. Verileri hukuka aykırı yollardan ele geçirme suçu, TCK’nın 136. maddesinde seçimlik hareketli bir suç olarak düzenlenmiştir. Bu sebeple aşağıdaki üç hareketten […]

Hırsızlık Suçu Nedir? Cezası Nedir?

Hırsızlık suçu işlendiği zaman Türk ceza kanunun 141 ve 142. maddesine göre yargılamanın önü açılır. Yapılan hırsızlık suçunun kanun önünde büyük bir yaptırımı söz konusu olmaktadır. Özellikle planlı ve kasıtlı işlenen bir hırsızlık suçunda ağır hukuki yaptırımlar ortaya konur. Kanun içinde fail ve mağdur olan kişi etrafında dava süreci kapsamında alınan kararlarla hırsızlık suçunun davası […]

Kişiler Arasındaki Konuşmaların İzinsiz Kayda Alınmasının Cezası

Kişiler arasındaki konuşmaların izinsiz kayda alınmasının cezası Türk ceza mahkemesine göre 133. madde altında işlenir. Burada cezai durum 6 aydan 2 yıla kadar verilmektedir. Ayrıca işlenen suçun niteliği de göz önünde tutularak ceza uygulanır. Sesi izinsiz kayda almak demek bir suçtur. Üstelik bunun izinsiz bir şekilde başkalarına aktarılması da ayrıca bilişim suçu içine girer. Kişiler […]

Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Etme Suçu

Özel hayatın gizliliğini ihlal etme suçu Türk ceza mahkemesinin 134. maddesine göre işlenmektedir. Burada korunan bir hayat vardır. Bu hayatın özel denilen alanını ifşa etmek demek bir suç işlemek demektir. Özel hayatın gizliliği her zaman güvenceye alınmalıdır. Bu özellikle kanun tarafından güvenceye alınan bir durumdur. Eğer bu hak ihlal edilirse cezai yaptırım da uygulanır. Özel […]

Özel Hayata ve Hayatın Gizli Alanına Karşı Suçlar

Özel hayata ve hayatın gizli alanına karşı suçlar kanun önünde de büyük bir suç unsuruna dönüşmektedir. Bu suçlar doğrudan özel yaşamın gizliliğini ihlal ettiği için ön plana çıkıyor. Özel hayata karşı suçlar denildiği zaman kişiyi rahatsız etme ya da sözlü tacizde bulunma bunların hepsi birer suç unsurudur. Özel hayat dokunulmazdır. Eğer bu kural çiğnenirse doğrudan […]

Haksız Fiil Nedeniyle veya Karşılıklı Hakaret

Haksız fiil nedeniyle veya karşılıklı hakaret edilmesi halinde bu durum büyük bir suç unsurunu teşkil eder. Hakaret suçu eğer tek taraflı yapılırsa o zaman bir suç unsuruna dönüşür. Ancak karşılıklı yapılan bir hakaret suçlaması söz konusuysa eğer bu durumda cezai yaptırım uygulanır. Haksız fiil nedeniyle hakaret edilmesi demek burada herhangi bir temel olmadan kasıtlı yapılan […]

Kişinin Huzur ve Sükununu Bozma

Kişinin huzur ve sükununu bozma Türk ceza kanunun 123. maddesine göre doğrudan bir suç unsuruna dönüşür. Burada fail olan kişi kasıtlı ve bilinçli olacak şekilde mağduru rahatsız etmektedir. Yani yapılan şey kasıtlı ise doğrudan dava süreci başlar. Ancak bunun için mağdur olan kişinin dava açması gerekir. Huzur ve sükununu bozma sürecinde sadece kişinin değil toplumun […]

Nefret ve Ayrımcılık Suçu

Nefret ve ayrımcılık hukuk önünde bir suç unsurunu teşkil eder. 5237 sayılı Türk ceza kanununun 122. maddesine göre hürriyete karşı suçlar bölümünde bu suç ele alınır. Burada nefret ve ayrımcılık suçu denildiği zaman akla ilk olarak din, dil ve ırk ayrımı gelir. Bu ayrımcılık ise doğrudan suçlamaya girer. Nefret ve ayrımcılık suçu bir kişiyi toplum […]

Çocuk Düşürtme Cezası

Çocuk düşürtme cezası, Türk Ceza Kanunu’nun 99. ve 100. Maddesi’ne göre yargılanmaktadır. Doğum henüz gerçekleşmemişken bebeğin 10 haftayı geçtiği durumlarda tıbbi bakımdan hiç bir zorunluluk bulunmamasına rağmen cenin durumundaki bebeğin anne rahminden çıkarılması, çocuk düşürtme suçu olarak kabul edilir. Uygulama olarak ta bu suç, kürtaj suçu ya da yasa dışı kürtaj olarak tabir edilmektedir. Yani […]

Başa dön